abas

Global ERP sağlayıcıları arasında, odaklandığı sektörler ve sürekli başarısıyla lider konumda yer alan abas, pandemi süreci boyunca müşterilerine birçok avantaj sağladı. abas Türkiye’nin Genel Müdür Yardımcısı Serhan Oralp ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, hem pandeminin yarattığı yeni düzenin endüstriye etkilerini, hem de abas Türkiye’nin başarısının sırrını konuştuk. Röportajımızı buradan izleyebilirsiniz:

1- Bizlere kendinizden ve ERP endüstrisindeki kariyerinizden bahseder misiniz?

Galatasaray Lisesi ve ardından da Galatasaray Üniversitesi Endüstri Mühendisliğinden mezun olarak, ‘KOBİ’lerde ERP İmplementasyonu’ bitirme projemle birlikte MBA İşletme Mühendisliğinde yüksek lisansımı tamamladım.  Endüstri mühendislerinin çalışma alanı oldukça geniş fakat bilişim endüstrisinde uzun yıllar faaliyet gösteren bir babanın oğlu olarak, mezuniyetimin hemen ardından ERP alanına yöneldim. Özellikle o dönemde, üretici KOBİ’ler için pazarda bir ihtiyaç olduğunu gözlemledim. Farklı global ERP sağlayıcıları ile görüşmeler sağladım. Bu görüşmeler sonrasında, abas ERP’nin Türkiye pazarına da uygun olabilecek, güçlü bir ERP çözümü olduğu sonucuna vardım. 2005 yılından bu yana da abas ERP ile birlikte, ERP endüstrisinde yer almaya devam ediyorum.  ERP uygulama danışmanlığı, ön satış, ERP proje yöneticiliği gibi işin mutfağı diyebileceğimiz bölümlerde yer aldıktan sonra, 2005 yılından itibaren firmamda satış ve iş geliştirmeden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak yer alıyorum.

2- abas globalde ERP pazarında lider konumda yer alan ERP sağlayıcılarından biri. Bu başarının sürekliğinin perde arkasındakiler nelerdir?

1980 yılında Almanya’da bir grup öğrenci tarafından abaküs adlı bir firmaya dayanıyor abas’ın tarihi. Ardından firmanın ismini abas olarak değiştiriyorlar ve başlangıçta veri işleme sistemi olarak başlayan girişim daha sonraları lider bir ERP sağlayıcısına dönüşüyor. Köklerine sadık kalan oluşum, şu anda Almanya genel merkezinde yaklaşık 500 kişiyle hizmet vermeye devam ediyor. Bunun yanında partnerlar ve ABD, Çin, Hindistan ve Polonya’da da ofisleri bulunuyor. Bir de bizim gibi farklı ülkelerde iş ortakları bulunuyor. Günümüzde yaklaşık, 120.000’in üzerinde abas ERP kullanıcısı bulunuyor ve 4.000’in üzerinde de abas müşterisi var. Bizim de partner olduğumuz yıl olan 2005 itibariyle 25 ülkede abas’ın global çözüm ortağı bulunuyor. 2019 yılına dek organik büyümeyi tercih eden abas, ekosistemi açısından bir dönüm noktası yaşadı ve firmaya Fortero adında bir yatırımcı gelerek, hisselerini satın aldı. abas’ın gelecekteki pazar konumunu belirleyen bu durum sonrasında firma, müşteriyi odak noktasına yerleştirerek büyümeye devam ediyor.

40 yıllık geçmişiyle ERP çözümü noktasında uzmanlaşan abas, bu çözümünü de üretici firmaların ihtiyaçlarına göre sürekli olarak güncelliyor. Otomotiv, metal, plastik, sipariş ve proje bazlı üreticiler için çözümler üretmeye devam ediyoruz. Her sektörde faaliyet göstermek yerine, abas’ın stratejisi daha çok iyi olduğumuz sektörlerde başarılı projeler üretmek diyebilirim.

Her ne kadar ERP sağlayıcısı olarak anılsak da aynı zamanda abas, kendi veri tabanını da üreten bir firma olduğunu belirtmemiz gerek. Dolayısıyla özetle baktığınızda abas’ı üretim yapan firmalara çözüm sağlayan ERP üreticileri arasında önde gelen ve teknolojik gelişmeleri rakipleri tarafından da takip edilen öncü bir firma olarak tanımlayabiliriz.

3- Geride bıraktığımız yıl, her endüstri açısından oldukça zorlayıcıydı. ERP endüstrisi açısından pandemi dönemini değerlendirdiğinizde, geleceğe dair öngörüleriniz nelerdir? ERP endüstrisini bu yıl neler bekliyor?

ERP endüstrisi açısından değerlendirdiğimizde, oldukça yoğun bir yıl olduğunu söyleyebilirim. Kuşkusuz bu durumdan kötü etkilenen firmalar da oldu. Bizler uzun yıllardır, endüstri 4.0, dijital dönüşüm, bulut ERP gibi kavramların faydalarını anlatıyorduk. Fakat, pandemi ile birlikte tüm bunların uygulanabilirliği müşterilerimiz tarafından da çok net bir biçimde anlaşılmış oldu. Global ERP sağlayıcısı firmalar açısından çok bir değişiklik yaşanmadı fakat yeni teknolojiye adapte olmayan, bulut gibi güncel teknolojileri sağlayamayan firmalar için sona yaklaşılan bir dönem olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Muhasebe tabanlı yazılımlar kullanan firmaların bu süreçle birlikte mutlaka değişikliğe gitmesi gerektiği açıkça görüldü.

4- abas ekibi olarak, pandeminin yarattığı yeni koşullar ile nasıl mücadele ettiniz? Firmalara bu konuda ne gibi tavsiyeler verirsiniz?

Pandeminin başında, hangi sektörden olursa olsun tüm firmalarda bir kriz yönetimi durumu yaşandı. Birkaç ayın ardından ise iş süreçlerini devam ettirmeye çalıştılar. Daha önce de bahsettiğim üzere, biz uzun yıllardır uzaktan erişimin mümkün olduğunu, implementasyon sürecinin de bu şekilde olabileceğini anlatıyorduk. Müşterilerimizin de bu süreçle birlikte ikna olmasıyla bazı projelerimizde uzaktan destek sağladık. Kuşkusuz yerinde hizmet vermemiz gereken durumlarda da gerekli önlemleri alarak, müşterilerimizin yanında olduk. Burada danışmanlık ekiplerimiz büyük avantaj yaşadılar. Kimi zaman günde birkaç proje ile uzaktan ilgilenebilme imkânı yakaladılar. Yolda kaybettikleri zamanı daha verimli bir şekilde kullanabildiler.

abas tarafına baktığımızda ise biz bu dönemi fırsata çevirmeyi başardık diyebilirim. abas online akademi platformumuzdaki içerikleri daha da zenginleştirdik ve müşterilerimizin bu içeriklere erişebilmesini sağladık. Yine çözüm portföyümüzü geliştirdik. Ayrıca yeni ve endüstri açısından kıymetli olacağına inandığımız, erpkampus.com adı altında yeni bir girişimde bulunduk. Endüstrimizdeki kalifiye eleman ihtiyacına yönelik bu girişimimizle yeni mezunlar, mezunlar ya da iş arayanlar için oldukça uygun bir yapı sağladık.

5- 2021 yılında birçok firma dijital dönüşüm için yeni adımlar atmayı planlıyor. Bu planlar arasında kuşkusuz ERP sistemlerinin yeri çok kritik. 2021 yılında firmalar nasıl güçlü bir ERP stratejisi oluşturabilirler?

ERP projelerinin başarısı üzerinde birçok araştırma ve farklı içerik bulabilirsiniz. Çünkü başarısız olan birçok ERP projesi var. Üstelik marka ve yazılımın kalitesi de bu başarısızlık üzerinde fazla bir etkiye sahip değil. Global anlamda çok başarılı bir markanın projesi de başarısız olabilir, muhasebe yazılımından çıkma bir markanın projesi de…

ERP projesinin başarısı üzerinde birçok parametre etkili oluyor. İki ana başlık altında inceleyecek olursak, ilki kesinlikle kullandığınız araç yani yazılım. Diğeri ise her endüstride olduğu gibi insan faktörüdür. Dijital dönüşüm kelimesinde birçok firma sadece dijital olanı düşünse de aslında burada odaklanılması gereken kesinlikle dönüşüm kelimesi. Dönüşüme odaklanan firmalar için rakipleriyle bir yarış başlıyor. Aslında, bir ralli gibi düşünebilirsiniz. Aracımız yazılım, şoför koltuğunda oturan müşteriler, bizler ise ERP sağlayıcıları olarak co-pilotlarız. Biz yol göstererek, keskin virajlarda yavaşlamalarını söylüyoruz. Çünkü dönüşüm dediğimiz nokta, her ne kadar pandemi ile bir anda olması gereken bir şey gibi algılansa da aslında adım adım gerçekleştirebileceğiniz bir kavram.

ERP projesine başlayacak olan firmalara ilk önerim kesinlikle doğru yazılımı seçmeleri. Bunun için de yazılımın ihtiyaçlarına uygun olması gerekiyor. Ayrıca, daha önce de bahsettiğim üzere, insan faktörü çok kıymetli. Bir proje ekibi oluşturmaları da projelerinin başarısı üzerinde ciddi etki edecektir.

Bir diğer önerim ise ERP projelerini bir fırsat olarak görmeli ve iş süreçlerinde aksayan noktaları iyi bir şekilde tespit ederek, özellikle bu noktalar üzerine eğilmeleri. Bu konuda, BPM çözümlerinden faydalanabilirler. Bizler çoğu zaman ERP’ye hazırlamak adına abas’ın BPM modülünden yardım alarak, müşterilerimizin iş süreçlerini proje öncesinde daha verimli ve düzenli hale getiriyoruz. Özet olarak, ERP projesini adım adım gerçekleştirmekte fayda olduğu inancındayım. Bu adımların ilki olan seçim sürecinde ise uzun vadede ihtiyaçları karşılayacak bir araç seçmenin güçlü bir adım olacağını söyleyebilirim.