Tedarik

Böyle belirsiz zamanlarda, tedarik zinciri planlama uzmanları, kurumsal kaynak planlama stratejilerini, uzun vadede uyarlanabilmesi için tamamen gözden geçirmek zorunda kalıyor. Geçmişteki veriler, uygulanabilir çözümleri bulmalarına yardımcı olurken, diğer taraftan arz ve talebi dengelemek çok daha zor hale geldi. COVID-19 salgını ocak ayı başlarında gündem oluşturmaya başladığında, sadece birkaç şirket uyum sağlayacak tedarik zinciri kesintilerine hazırlıklıydı. Hammadde kıtlığından nakliye gecikmelerine kadar endüstriyel üreticiler, operasyonlarının istikrarını tehdit eden bir dizi planlama ve zamanlama çakışmalarıyla uğraşmak zorunda kaldı.

Tedarik

Tedarik zinciri planlaması, imalat firmaları için her zaman en üst seviyede endişe kaynağı olmuştur, ancak mevcut iş ortamı yalnızca gerçek zamanlı verilere ve doğru öngörü araçlarına olan ihtiyacı hızlandırmıştır. Business Insider‘ın yakın tarihli bir makalesinde belirtildiği gibi, sosyal mesafe ve kendi kendine izolasyon çağrıları, bazı ürünler için yüksek talep oluştururken ve diğerleri için de talebi tamamen ortadan kaldırdı. Ek olarak, birçok üretim firması, çalışanların birbirine yakın çalışmasına ve yoğun emek gerektiren süreçlere dayandığından, bu bulaşma riskini hafifletme eğilimleri yalnızca üretim gecikmelerinin sıklığını ve ölçeğini artırmıştır. Pek çok iş lideri, nihayetinde normalliğe dönüş konusunda iyimserken, COVID sonrası bir dünyada tedarik zinciri yönetiminin eşit derecede zorlayıcı olması ihtimali yüksektir.

Tedarik zinciri yönetiminin dijitalleşmesi

Etkili tedarik zinciri planlaması, iş akışları ve kurumsal veriler, hammaddelerin tedarik edildiği andan üretimi yapılmış ürünlerin son tüketicilere teslimine kadar temel iş uygulamaları üzerinde bir noktadan bir noktaya görünürlük gerektirir. Tedarik zinciri planlaması doğası gereği, mevcut ve ortaya çıkan riskleri yönetmeyi, gelecekteki talebi öngörmeyi ve yönetici düzeyinde karar vermeyi optimize etmeyi amaçlayan ileriye dönük bir süreçtir. Yakın geçmişte, tedarik zinciri yönetimi teknolojileri, üreticilerin iş verilerini toplama, depolama ve kullanma yöntemlerinde devrim yarattı. Gartner‘a göre, tedarik zinciri planlama araçlarının temel yeteneklerinden bazıları şunlardır:

  • Satış ve operasyon planlaması
  • Etkinlik planlama ve proje yönetimi
  • Talep planlama
  • Envanter yönetimi
  • Stratejik ağ tasarımı
  • Dağıtım gereksinimleri planlaması
  • Tedarik zinciri optimizasyonu

Şüphesiz, tüm tedarik zinciri planlama süreçleri, anında eyleme geçirilebilir çözümler geliştirilmesi için doğru bilgilere ve kolaylaştırılmış veri paylaşım ağlarına dayanır. Üreticiler, tahmin rakamlarının güncellendiğinden ve satış, operasyon, pazarlama ve üst düzey yöneticiler de dahil olmak üzere ilgili kişiler tarafından erişilebilir olduğundan emin olmalıdır. İstikrarsız bir iş ortamında arz ve talebi dengelemek için hem geçmişteki verileri, hem de ileriye dönük içgörüler gerektirdiğinden, envanter yönetimi için de aynı durum geçerli olacaktır.

Tedarik zinciri planlama süreçlerini yeniden değerlendirme

Modern tedarik zinciri yönetimi, üretim performansını en üst düzeye çıkarmaya, maliyetleri düşürmeye ve üretim planlamasını optimize etmeye odaklanan bir çok konsepti geniş bir yelpazede bir araya getirir. Sürekli olarak yeni planlama stratejileri geliştirildiğinden, üreticiler COVID-19 gibi küresel tedarik zinciri kesintileri karşısında adapte olmaları için en ileri düzeyde kalmalıdır. Tedarik Zinciri Yönetimi Derneği’ne göre, her işletmenin kullanması gereken yedi temel tedarik zinciri planlama ilkesi vardır:

  1. Veri yönetimi: Esnek kalabilmeyi sürdürmek amacıyla, üreticiler, kritik iş verilerinin yönetilmesi için “sistematik” bir süreç oluşturmalıdır. Bu, hammadde maliyetlerini, müşteri siparişlerini, üretim kaynaklarını, tedarikçi faaliyetlerini ve daha fazlasını izlemeyi kapsar. Entegre bir ERP çözümü olmadan üreticiler, farklı kaynaklardan büyük miktarda veri toplamakta zorlanabilir ve bu da gelecekteki arz ve talebi tahmin etme kabiliyetini sınırlayabilir.
  2. Taktik planlama kaynakları: Etkili veri paylaşım sistemleri uygulandığında, üreticiler planlama faaliyetlerini farklı iş birimleri arasında daha iyi senkronize edebilirler. Ancak, kriz zamanlarında, bu iletişim kanalları, net bir risk azaltma stratejisi olmadan hızla bozulabilir. Tedarik zinciri yönetimi yazılımını kullanarak ve yürütme planlama süreçlerinin koordinesi ile üreticiler uzun vadeli karlılığı korurken aynı anda tedarikçi aksaklıklarına kısa vadeli çözümler arayabilir.
  3. İşbirlikçi süreçler: Etkili tedarik zinciri planlaması, çeşitli dahili paydaşlardan, üçüncü taraf tedarikçilerden ve B2B müşterilerinden girdi gerektirir. Bu, özellikle normal kaynak sağlama kanalları bozulduğunda veya önceki tahmin modellerinin yanlış olduğu kanıtlandığında çok önemlidir. Farklı gruplar arasında (farklı iş hedeflerine sahip) iş birliğini teşvik edebilen üretim firmaları, tedarikçi ağlarındaki ve değişen müşteri beklentilerindeki değişikliklere daha iyi uyum sağlayabilir.
  4.  Veriye dayalı tahmin: Arz ve talebin dengelenmesi, küresel tedarik zincirleri çoğu basit planlama süreçlerinde bile önemli ölçüde karmaşıklık kattığından, birbirine bağlı iş dünyasında bir sanat formu haline geldi. Üretim tahminini veri odaklı bir yaklaşımla, üreticiler modelleme hatalarını, kümülatif önyargıları ve yıl sonu hacim değişikliklerini daha iyi açıklayabilir.
  5. Satış noktası verilerine odaklanma: Satış siparişlerine ve “satış” verilerine öncelik vermek yerine, üreticiler planlama ve zamanlama performanslarının daha bütünsel bir resmini elde etmek için “satış oranı” ölçütlerine odaklanmalıdır. Bu, yalnızca tedarik zinciri uzmanlarının envanterleri verimli bir şekilde yönetmelerine yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda arz ve talepte etkinlik bazlı dalgalanmaları belirlemelerine yardımcı olarak daha hızlı karar verme süreçlerine öncülük eder.
  6. Yaşam döngüsü yönetimi: Ürün geliştirme, üretim ve satış noktası iadeleri arasındaki boşluğu doldurmak için, üretim şirketlerinin ürünlerinin bütünüyle yaşam tarzını değerlendiren uçtan uca bir yönetim stratejisi uygulaması gerekir. Bu stratejiyi uygulamak, iş liderlerinin üretim planlamalarındaki boşlukları ve teslimat beklentilerini net bir şekilde belirlemelerine ve kriz zamanlarında yeni yönetim süreçlerine dönmelerine yardımcı olabilir.
  7. Sürekli gelişim: COVID-19 salgınının gösterdiği gibi, hiçbir tedarik zinciri büyük kesintilerden tamamen izole değildir. Rekabeti sürdürmek için üreticiler sürekli olarak iyileştirme alanları aramalı ve tedarik zinciri planlamalarını daha duyarlı hale getirmek için yeni yollar geliştirmelidir. Yöntemlerden biri, tüketici ve kullanıcı davranışını karar verme sürecine dahil etmektir, çünkü bu, daha doğru tahminler ve envanter yönetimi yapıları üretmeye yardımcı olabilir.

Küresel tedarik zincirlerinin ne zaman normal bir düzeye döneceğini söylemek mümkün değil, ancak tarihteki bu anın üretim endüstrisi için bir dönüm noktası olacağı kesindir.

abas-sponsor 29 ülkede, 65 iş ortağı ve 1.000’den fazla danışmanı ile 4ooo′den fazla Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) müşterisine 38 yıldır hizmet sunan abas, ürünü olan abas ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), BPM (İş Süreçleri Yönetimi), APS (İleri Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Dönüşüm (e-Fatura, e-Defter Entegrasyonu, e-Arşiv, e-İrsaliye) ve B2B Portal/Webshop çözümlerini de sunmaktadır.